Alışveriş sepetinizde ürün yok.

Hikayemiz

ÖZÜNDE TUTKU” var…

            Bu hikaye bizden önce başlamıştı; Hz. Adem ve Havva, Eski Mısır, Antik Yunan, Kadim Anadolu, gelmiş geçmiş onca peygamber, yeryüzünde inanılan bütün dinler ve hepsinin ortak paydası, barışın sembolü olan “Ölümsüzlük Ağacı / Zeytin Ağacı”... Bizden sonra da devam edecekti.

Ölümsüzlüğün, barışın, huzurun, şifanın sembolü olarak atfedilen ve yeryüzünün ilk ağaçlarından biri olduğuna inanılan o meşhur ağaç. Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan zeytin ağacının lezzetini sofranızla buluşturma hikâyesi bizim hikâyemiz nasıl mı başladı? Her Şey Tutku İle Başlar…

Çocukluğumun yazlarını geçirdiğim köyümüz Marmara Adası/Topağaç Doğa/Deniz/Toprak/Ağaç sevgisini o yaşlarda nakşetmiş ruhumuzun derinliklerine. 35 yılı aşkın süreyi şehrin gri kaldırımları arasında geçirdikten sonra ruhumuza işlemiş doğa/tabiat özlem ve sevgisini aldık yanımıza ve düştük yollara. 

Aile yadigarı olan zeytin ağaçlarını ve kendimi ararken yolum Kaz Dağları ve Madra Dağı’nın eteklerini süsleyen Edremit Körfezi, ve Körfezin incisi Ayvalık’a çıktı. Ayvalık, Kazdağlarının görkemli manzarası ve Ege Denizi’nin masmavi soğuk suları, dinmeyen ılık rüzgârı ve zeytin bahçeleri ile bölgenin benzersiz güzelliklerini yansıtıyordu. Attığım her adım, yürüdüğüm her yol, gölgesinde dinlendiğim her ağaç, poyrazın sizi rahatsız etmeyen tatlı esintisini hissettiğim sahilleri beni çocukluğuma götürdü. Küçük ve şirin bir sahil kasabası olan Ayvalık’ın %80’i zeytin ağaçlarıyla doluydu. Havanın sıcaklığına inat yapraklarıyla her yeri serinleten esintileri ve yaklaştıkça buram buram burnunuzun direğini sızlatan prina kokusuyla karşılıyor sizi. Ayvalık ilk önce bana aitlik duygumu geri verdi ardından ölümsüzlük sembolü olan zeytin ağaçlarını. Ve “ yeni bir dönem’’ in başlangıcı olan SERDEM’in doğmasına vesile oldu.

Yöresel ve eşsiz aromaya sahip zeytinyağlarımızın zengin besin ve vitamin değerini, korumak için işimizi tutku ile yapıyoruz. Geleneksel yöntemleri, günümüz birikimiyle harmanlayarak ağaçlarımızın bakımından,  zeytinlerin hasat işlemine ve zeytinyağının ambalajlanmasına varıncaya dek her aşamada hassas davranarak zeytinyağı/sıvı altın/şifa nın en doğal ve saf hâliyle müthiş lezzetini ve aromasını sizlere ulaştırıyoruz.

Üretmenin tutkusu ile emeğinizin alın terinizin bir ürüne dönüştüğünü görmek ve o ürününüzün arkadaşlarınızın, dostlarınızın, sizlerin sofralarını süslemesi, misafir olduğumuz her evden “sıvı altın” ile ilgili güzel övgü dolu sözler işitmek inanın hiçbir fiyat ile ölçülemezdi. Sizlerden gelen olumlu geri dönüşler sayesinde her geçen gün bulunduğum yerin aslında tam da ait olduğum yer olduğunu hissediyorum.

Bizim için en önemlisi yalnızca ülkemizde değil, dünyada da aynı isimle bilinen Ayvalık’ın kendine has lezzetini, el emeği göz nuru bakımını yaptığımız ölmez ağaçtan toplanılan zeytinler ile zeytinyağı üreterek en doğal hali ile sofralarınıza misafir olmak.

            Unutmayın, zeytin ağacının heybetli gövdesinde ve uzun ömrünün bir yerinde hepimize yer var. Ölmez ağaç biz yokken vardı ve bizden sonrada var olacak.

Her mevsim yeşil olan ve umudun sembolü olan bir zeytin ağacının altında, Ölmez Ağacın İksiri ile süslenen kalabalık sofralarda oturmanız dileği ile.